AHMET's profile*๑۩۞۩๑*๑۩۞۩๑*๑۩۞۩๑ My Sp...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 22

    Bir Kadın Bir Erkek


    Baslangiçta ,
    Her sey o kadar güzel olur ki,
    Tüm yeni baslangiçlar gibi.
    Çünki ,
    Bilinmeyen dir ,
    Gizemli dir .
    Hayal edilen ve istenen dir

    Sonra ,
    Yavas yavas sekillenir.
    Bir , bir oturur yerine kareler
    Ve bir resim çikar ortaya
    Bu bir kadindir ve bir erkek.

    Öncekilere benzemez , farklidir
    Digerlerine benzemeyen
    Birseyler vardir bu defa
    Bir gülüs ve bir dokunus ,
    Vardir ama fark vardir mutlaka

    Daha önce bulamadigin ilgi,
    Bulamadigin ,
    Sevecenlik ve samimiyet.
    Bulamadigin dürüstlük,
    Belkide birlikte gülmek
    Birlikte eglenmek.


    Kapilir gidersin iste ,gidebilecegin kadar
    Artik önemsizdir, öncesi ve sonrasi
    Düsündügün bu gündür, su andir
    Ve onunla oldugun zamandir.
    Alismadigin bir seyleri görmek istersin
    Farki bir renk, farkli bir tat.
    Alisik olmadigin duygulari yasamak istersin
    Sevgi ve sevkat.

    Hayatina bir anlam gelir,
    Gözlerinin içi güler , dans edersin,
    Özlersin , beklersin.

    Bence bu anlar, çok özeldir
    Kiymeti bilinmeli bu ilk dakikalarin.
    Sonra istesende dönemezsin,
    Ilk kivilcim , o ilk bakisa
    June 21

    BALIKLARIN AŞKI




    Biri olmadan, öbürü olmazmış. Bu böylece yazılsınmış. Bir Rus köyü'nde iki balık yaşarmış. Biri turuncu ve İri, öbürü korkak ve İnce. Bütün çiftler de böyledir biraz düşününce.

    İri sormuş birgün. 'Madem bütün bu denizler birbirine bağlı, niye biz seninle sadece bu kıyıdan ötekine yüzüp duruyoruz? Kendimizi bir akıntıya bıraksak, yeni sularda yüzsek, başka balıklar yesek daha mutlu olmaz mıydık?' Hak verdi İnce. İnceliğinden sırf. Çünkü onun mutluluğu için, İri ve o kıyı yeterlidir. Gerisi hava su değişikliğidir ki, insan bundan beslenemez.
    Balıklar hiç...

    Katıldı yine de, düştü İri'nin peşine. Akıntıya bıraktı kendini. Bunlar beraberce, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını geçtiler. Geçerken eğlendiler. Fakat bir balıkçı, akşam yavrularına balık götürmek için suya ağ atmıştı. Ve bizimkiler farkına varmadan bu ağa takıldılar. Daha doğrusu İri takıldı. İri ya. İnce de sıyrılıp çıktı. İnce ya, bırakıp gitmedi. Hem inceydi hem aşık. Kemirip ağları, kurtardı İri'yi. 'E, tabi, ben bu ağlara takılacak kadar güçlü kuvvetli değilim, eriyip gidecek gibiyim' diyerek, onun gururunu da okşadı. Aşkta, en yanlış şeyler bile mantıklı gelir insana. Tabi balıklara da... Çünkü aşk,suyun içinde de aşktır.

    Derken, bizimkiler soğuk denizlere kavuştular. Fakat İnce, alışık değildi bu serin sulara ve hastalandı. Pulları dökülüyordu hergün ve gün geçtikçe daha da yavaşladı. Hatta durdu birgün. Atlantiğin ortasında. Ya döneceklerdi ve İnce kurtulacaktı. Ya da tek bedene düşeceklerdi. Çünkü herkesin Küba'ya kadar yüzecek nefesi kalmayabilir. Hele hastaysa. İri, Küba'ya gitmeyi seçmeden önce, biraz düşündü. O düşündüğü süre kadardı sevgisi, ki o da çok sayılmazdı. En başta sıkılan oydu köyün kıyısından. Demek aslında gitmek
    istiyordu İnce'sinin yanından. Ama bizimki bu durumu anlamadı. Ve onunla Küba'ya varmak için son çabalarla yüzdü.
    İnsan, sevdiğiyle geçen zamana doyamadığı kadar aşıktır. Balıklar da...

    'İki dakika daha beraber yüzmek, tek başına sağlığına kavuşmaktan iyidir' bile dedirtir aşk insana. Dedirttiği gibi İnce'ye. İki dakika kadar yüzdü ve öldü. Yukarı doğru çıkarken zayıf gövdesi, kılçıklarına kadar mutluydu ve gülüyordu. Koca bir balina onu yuttu, bunu da biliyordu. İri, tek kaldı ama, suyun ucunda Küba vardı. Var gücüyle yüzdü. İnce'yi unuttu. İnce'yi unuttuğu kötü oldu. Çünkü onlar birbirlerine 5 saniyede bir, nereye gittiklerini hatırlatıyorlardı ve şimdi 10 saniye geçmişti ve katiyen hatırlamıyordu. Ne İnce'yi, ne Küba'yı ne de adının İri olduğunu. İnsana adını başkaları hatırlatır, balıklara da...

    O yüzden kayboldu derin sularında Atlantiğin. Ve koca bir balina onu da yuttu. Fakat mucize bu ya, balinanın midesinde İnce'yi buldu. Meğer onları yutan aynı balinaymış, İnce ölmemişmiş, tam tersi midenin sıcaklığında dirilmişmiş. Ama oradan çıkarsa ölecek. İri de oradan giderse, nereye gittiğini ve adını unutacak. O yüzden, artık ikisi de buradalar. Ne fark eder. İnsana sevdiğinin yanı cennettir. Sevmeden hiçbir şeyin tadı olmadığını, bu hikayeyi bilen bütün balıklar bilir.

    Ya insanlar?
    June 07

    ÖNEMLİ OLAN ZORU BAŞARMAK

     
     
         Önemli olan zorlukları aşabilmek, sevgiyi yürekte tutmak belkide sevgini olumsuzluklara rağmen koruyabilmek. Zordur yaşamak, zordur olumsuzlukların üstesinden gelmek. Önemli olan zorlukları aşabilmek, sevgiyi yürekte tutmak belkide sevgini olumsuzluklara rağmen koruyabilmek. Zamanın azlığından yakınırız hep, önemli olan zamana meydan okuyabilmek. Akıl konuyu bulur zeka bilirmiş, önemli olan zeki olabilmek. Herkesin bir derdi var, söylenip durur, önemli olan sorunlara çare bulabilmek. Bir işe başlamak o işin yarısını tamamlamaktır ya işte önemli olan o işe başlayıp devamını getirmek. Borçlanmak kolay, önemli olan borcunu ödeyebilmek. Önemli olan iş yapmak değil, yaptığın işi en iyi yapmak. Evet biliyorum bunları söylemek kolay ama önemli olan dinlemesini bilmek, dinlediğini anlayabilmek. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır ya işte önemli olan başarını destekleyip sana arka çıkacak o hatunu bulabilmek. Binlerce güzel var birbirinden alımlı önemli olan içi güzel olanı bulabilmek. Analar cefakardır, şevkatlidir ne yapsakta üzülmezler yada bize hissettirmezler, önemli olan onları üzmeden sevindirebilmek. Bu dünyada herşey kolay önemli olan ZORU BAŞARABİLMEK.
     
    Ahmet EVCİ