Profiel van AHMET*๑۩۞۩๑*๑۩۞۩๑*๑۩۞۩๑ My Sp...Foto'sWeblogLijstenMeer ![]() | Help |
|
Deze gebruiker is nog niet aangemeld bij Windows Live VnA. Klik hier voor meer informatie om te beginnen. Deze gebruiker is nog niet aangemeld bij Windows Live VnA. Klik hier voor meer informatie om te beginnen.
|
*๑۩۞۩๑*๑۩۞۩๑*๑۩۞۩๑ My Space ๑۩۞۩๑*๑۩۞۩๑*๑۩۞۩๑*_________________________________ÆVCİ________________________________ 14 april Balkonda kuşlar...HER yerde kar var... Güvercinler, serçeler, sığırcıklar, saksağanlar o sabah terasta yerlerini aldılar. Nasıl olur, geçen seneyi nasıl unutmamışlar. Üstelik hepsinin yüzü terasa açılan kapıya dönük. Hatta kimisi camdan içeri bakıyor. Sanki "Yine aç kaldık" der gibi. Kar var yerde. Kent bembeyaz. Tarlalar-otlaklar karın altında ve doğadaki tüm canlılar kar yağdığından bu yana açlar. * Karlı camın önünde, bilgisayarımdan sevgili Cengiz Altınsoy'un bir eski hikáyeye benzeyen mesajını okuyorum: Bir ciğerci kapısının önündeki kedileri sevmedi, onları istemedi. Sonunda onları çuvala doldurarak uzak bir yere götürüp attılar. O günden sonra kimse dükkánına gelmedi ciğercinin. Dükkán bomboş kaldı. Günler sonra bir yaşlı kadın uğradı sadece, "Oğlum burada ciğerci vardı, nereye taşındı?" diye sordu. Ciğerci bir tek müşteri olsun geldi diye sevindi, "Burası teyze" dedi. Kadın çevresine bakarak mırıldandı: "İyi ama hani kediler yok... İnsan kedileri görünce burada ciğerci olduğunu anlar..." Ciğerci kötü bir şey yaptığını anladı, kedilerini aramaya gitti, uzak bir yerde kediler bir başka ciğercinin önündeydi. Ve içerisi müşteri doluydu. Kedilerini almasına yeni ciğerci izin vermedi: "Onları veremem... Onları gören buranın ciğerci olduğunu anlıyor, dükkánım ilk kez dolup taşıyor..." * Kuşlar balkona dizildiler. Açlar, aç... Bir avuç pilav artığı, bir dilim bayat ekmek kırıntısı, sofranın döküntülerini olsun verin. Doyurun, ölmesinler. Balkonunuz kirleniyor diye kızmayın sakın, bir an için yüreğinize kanat takın. Ciğerciyi gösteren kediler gibi, balkondaki kuşlar içerde merhametin-sevginin olduğunu gösterirler. Dışarısı soğuk... Yerde kar var... 18 oktober BU UNUTULURMU???!!!!!!![]() BU UNUTULUR MU ? (Ama malesef unuttuk...) 12 september The Yazı .....Le Coin ve King Fisher'ın önünden yürüyerek, Biletix'e gittim, Babylon'daki konser için Trakya All Stars Featuring Smadj'a yer ayırttım, sonra, The House Cafe, Princess Hotel ve Moviplex'in yanından Zara'ya çıktım, Schlotzsky's Deli, Massimo Dutti, Nine West ve Mc Donalds'ın önünden, Burger King ve Marks&Spencer'ın olduğu tarafa geçtim, Lacoste ve Mango'ya baktım, üşümüştüm, Starbucks'a daldım, macchiato büyük geliyor, espresso tercih ettim, oradan D&R'ye girdim, Auto Show, Chip ve Cosmopolitan aldım , Crown Cafe, Veni Vidi ve Norht Shield'in önünden yürüyerek, New York Bagel Factory'e geldim, acıkmıştım, fast food severim, ayıptır söylemesi, Philadelphia cream cheese'li bagel ve üstüne pancake yedim, o sırada masada bulunan bir gazetenin Look ilavesine göz attım, alışverişin zamanı diyor, iyi fikir, taksiye bindim, kapısında Taxi yazıyor, önümde giden otomobilin arka camında da baby on board yazıyor, Fenerium'un önünden, Nautilus'un solundan geçip, Capitol'un oraya çıktık, trafik kilit, "oh my god" dedi şoför arkadaş, döndük mecburen, TEM'den gideceğiz , Incity, Kent Plus, Uphill, My World, Moontown, Diamond, Suncity ve Highpark'ın arasından köprüye çıktık, Mashattan sağımızda kaldı, biz sola döndük, Metrocity'nin önünde indim, ağız alışkanlığı "thank you" dedim şoföre, o da "see you" dedi bana, Metrocity'e girmedim , Harvey Nichols'ı merak ediyorum, Angelo Nardelli, Bally, Bashqua, Carnevale, Perigot, Haaz, Fornarina, So Chic, Patrizia Pepe, Swarovski, Scabal, Birkenstock, Cesare Paciotti, Furla, Shisly, Momtobe, Only, Mandarina Duck, Via Pelle ve Kaloo'ya şöyle bir bakıp, Harvey Nichols'a girdim, pahalı, daha bir halk tipi shopping center 'a gideyim dedim, şöyle insanların gönlünce öldüğü, çocukların dövüldüğü falan bir yer, başka bir Yellow Taxi 'ye bindim, radyoda Joy FM açıktı, şoför baktı ki bende Türk tipi var, Power Türk'e çevirdi, Sivaslı Hadise stir me up'ı söylüyordu, dinleye dinleye İstanbul'un biggest alışveriş merkezine geldim, Soleil, Dry, Fleor, Bernardo, Tchibo, De Facto, Jujube, Saffio, Best, Jump, Sun, Silver, Oxxo, Seven Hill, Evita, Bleu Petrol, Sunset, Oysho, Colors, Perspective, Lovesyou, Fever, Little Big, Ravelli, Red Apple, Next, Miss Trendy, Shoeroom, Lilies , hepsi çok güzel, Waly'de ayakkabımı boyatıp, Flower'dan çiçek aldım, Advantage Platinum'u yanıma almayı unutmuşum, Mastercard Gold ile ödedim, parayı öderken aklıma geldi, arada bir çalışıyormuş gibi yapmak da lazım tabii, işe geldim. Bugün yazmak istediğim konu şu... Eurovision'a yabancı şarkı sözü ile katılırsak, kültürümüz rencide olur mu? "Hepimiz Ermeniyiz"ciler BuyurunBen Ermeni değil Türküm
10 september Tecavüzcü Coşkun versus Nuri Alço
coşkun açtır,nuri abi tok. coşkun kot giyer,nuri abi beyaz takım elbise coşkun kaba kuvvet kullanır,nuri uyku ilacı. coşkun sewgi barındırmaz,kin kusar,nuri abi sewer belli etmez.. coşkun bira içer,nuri abi viski.. coşkun uyuşturucu kullanır ve satar.nuri abi kullanmaz,sattırıır coşkun arkdaşları ile gezer,nuri abi tek takılır. coşkun traş olmaz,nuri abi sinek kaydıdır coşkun cadillac,ponciac giby geniş arabalar kullanır,nuri abi mercedes"e biner. coşkun mekan dinlemez,nuri abi kesinllkle yatak odası kullanır. coşkun hedefe her durumda saldırır,nuri abi hedefi baygınlaştırır.. coşkun görevi yaprken kin kusar,kuvvet kullanır,nuri abi dokmunuşlarla işini halleder.. coşkun polis tarafından ilk yakalanır.nuri abi son. coşkun serseridir,nuri abi organizasyon ve teknoloji insanıdır.. coşkun tecavüz eder ama ispatlayamaz,nuri abi mutlaka kaset kaydı yapar.. coşkun para ve uyuşturucu için babasını satar, nuri abi onurludur.. coşkun emir alır,nuri abi emir verir.. coşkun vasıfsız bir sokak sapığı olarak güdülerinin eseridir..
nuri alço ise.kötülüğü simgeleştiren bir anlayışın ipek bornozundan saten çarşaflı yuwarlak yatağına kadar tüm teşkilatı tamam gürbüz ve yiğit igürdür. tecavüzcü coşkun direk saldırarak sadece şaşkınlık ve korkuya yol açar,, nuri alço ise tarzında,daha ağır biçimde hayal kırıklılıkları barındırır ve bunlardan beslenir.!! 27 augustus History of Rostov-on-Don in dates (1749 - 1994) (POCTOB NA DONU)History of Rostov-on-Don in dates (1749 - 1994)
05 augustus ANKARAmadde 1. ROSTOV NA DONU Pazartesi 22.50de gidiyorum Rusya'ya sonunda, benim için bir değişiklik olacak, unutmama yardımcı olacak en azından. İstediğiniz birşey varsa oralardan söyleyin getireyim 03 juli Bizi Kimler Yönetiyor ?500’ DEN BİRAZ FAZLA ÇALIŞANI OLAN VE BU ÇALIŞANLARIN ŞİMDİ OKUYACAĞINIZ SUÇLARI İŞLEDİĞİ BİR KURUM DÜŞÜNÜN.....
* 3 KİŞİ TECAVÜZDEN YATMIŞ. * 29 KİŞİ EŞİNE KARŞI
ŞİDDET KULLANMAKLA SUÇLANMIŞ.
* 7 KİŞİ SAHTEKARLIK SUÇUNDAN TUTUKLANMIŞ. * 19 KİŞİ KARŞILIKSIZ ÇEK YAZMAKTAN SUÇLU. EN AZ İKİ İŞİNDE İFLAS ETMİŞ.
*84 KİŞİ GEÇEN YIL İÇİNDE
SARHOŞ OLARAK ARAÇ KULLANMAKTAN TUTUKLANDI. *71 KİŞİ KÖTÜ KREDİ GEÇMİŞİ SEBEBİYLE
KREDİ KARTI ALAMIYOR.
*14 KİŞİ UYUŞTURUCU İLE İLGİLİ SUÇLARDAN TUTUKLANMIŞ. *21 KİŞİ HALEN BİR DAVADA SANIK OLARAK YARGILANIYOR.
BUNUN
HANGİ KURUM OLABİLECEĞİNİ
TAHMİN EDEBİLİR MİSİNİZ ?...
VAZ MI GEÇTİNİZ ?...
DEVAM EDİN O ZAMAN !...
T.B.M.M.
*BU ARAŞTIRMA
SON SEÇİMDEN SONRA
TEMPO Dergisi TARAFINDAN YAPILMIŞTIR.
LÜTFEN OY VERİRKEN ŞU ANDA MECLİSTE KOLTUK SAHİBİ BU KİŞİLERİ DÜŞÜNÜN
VE ONA GÖRE OY VERİN !!!
22 juni Bir Kadın Bir ErkekBaslangiçta , Her sey o kadar güzel olur ki, Tüm yeni baslangiçlar gibi. Çünki , Bilinmeyen dir , Gizemli dir . Hayal edilen ve istenen dir Sonra , Yavas yavas sekillenir. Bir , bir oturur yerine kareler Ve bir resim çikar ortaya Bu bir kadindir ve bir erkek. Öncekilere benzemez , farklidir Digerlerine benzemeyen Birseyler vardir bu defa Bir gülüs ve bir dokunus , Vardir ama fark vardir mutlaka Daha önce bulamadigin ilgi, Bulamadigin , Sevecenlik ve samimiyet. Bulamadigin dürüstlük, Belkide birlikte gülmek Birlikte eglenmek. Kapilir gidersin iste ,gidebilecegin kadar Artik önemsizdir, öncesi ve sonrasi Düsündügün bu gündür, su andir Ve onunla oldugun zamandir. Alismadigin bir seyleri görmek istersin Farki bir renk, farkli bir tat. Alisik olmadigin duygulari yasamak istersin Sevgi ve sevkat. Hayatina bir anlam gelir, Gözlerinin içi güler , dans edersin, Özlersin , beklersin. Bence bu anlar, çok özeldir Kiymeti bilinmeli bu ilk dakikalarin. Sonra istesende dönemezsin, Ilk kivilcim , o ilk bakisa 21 juni BALIKLARIN AŞKIBiri olmadan, öbürü olmazmış. Bu böylece yazılsınmış. Bir Rus köyü'nde iki balık yaşarmış. Biri turuncu ve İri, öbürü korkak ve İnce. Bütün çiftler de böyledir biraz düşününce. İri sormuş birgün. 'Madem bütün bu denizler birbirine bağlı, niye biz seninle sadece bu kıyıdan ötekine yüzüp duruyoruz? Kendimizi bir akıntıya bıraksak, yeni sularda yüzsek, başka balıklar yesek daha mutlu olmaz mıydık?' Hak verdi İnce. İnceliğinden sırf. Çünkü onun mutluluğu için, İri ve o kıyı yeterlidir. Gerisi hava su değişikliğidir ki, insan bundan beslenemez. Balıklar hiç... Katıldı yine de, düştü İri'nin peşine. Akıntıya bıraktı kendini. Bunlar beraberce, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını geçtiler. Geçerken eğlendiler. Fakat bir balıkçı, akşam yavrularına balık götürmek için suya ağ atmıştı. Ve bizimkiler farkına varmadan bu ağa takıldılar. Daha doğrusu İri takıldı. İri ya. İnce de sıyrılıp çıktı. İnce ya, bırakıp gitmedi. Hem inceydi hem aşık. Kemirip ağları, kurtardı İri'yi. 'E, tabi, ben bu ağlara takılacak kadar güçlü kuvvetli değilim, eriyip gidecek gibiyim' diyerek, onun gururunu da okşadı. Aşkta, en yanlış şeyler bile mantıklı gelir insana. Tabi balıklara da... Çünkü aşk,suyun içinde de aşktır. Derken, bizimkiler soğuk denizlere kavuştular. Fakat İnce, alışık değildi bu serin sulara ve hastalandı. Pulları dökülüyordu hergün ve gün geçtikçe daha da yavaşladı. Hatta durdu birgün. Atlantiğin ortasında. Ya döneceklerdi ve İnce kurtulacaktı. Ya da tek bedene düşeceklerdi. Çünkü herkesin Küba'ya kadar yüzecek nefesi kalmayabilir. Hele hastaysa. İri, Küba'ya gitmeyi seçmeden önce, biraz düşündü. O düşündüğü süre kadardı sevgisi, ki o da çok sayılmazdı. En başta sıkılan oydu köyün kıyısından. Demek aslında gitmek istiyordu İnce'sinin yanından. Ama bizimki bu durumu anlamadı. Ve onunla Küba'ya varmak için son çabalarla yüzdü. İnsan, sevdiğiyle geçen zamana doyamadığı kadar aşıktır. Balıklar da... 'İki dakika daha beraber yüzmek, tek başına sağlığına kavuşmaktan iyidir' bile dedirtir aşk insana. Dedirttiği gibi İnce'ye. İki dakika kadar yüzdü ve öldü. Yukarı doğru çıkarken zayıf gövdesi, kılçıklarına kadar mutluydu ve gülüyordu. Koca bir balina onu yuttu, bunu da biliyordu. İri, tek kaldı ama, suyun ucunda Küba vardı. Var gücüyle yüzdü. İnce'yi unuttu. İnce'yi unuttuğu kötü oldu. Çünkü onlar birbirlerine 5 saniyede bir, nereye gittiklerini hatırlatıyorlardı ve şimdi 10 saniye geçmişti ve katiyen hatırlamıyordu. Ne İnce'yi, ne Küba'yı ne de adının İri olduğunu. İnsana adını başkaları hatırlatır, balıklara da... O yüzden kayboldu derin sularında Atlantiğin. Ve koca bir balina onu da yuttu. Fakat mucize bu ya, balinanın midesinde İnce'yi buldu. Meğer onları yutan aynı balinaymış, İnce ölmemişmiş, tam tersi midenin sıcaklığında dirilmişmiş. Ama oradan çıkarsa ölecek. İri de oradan giderse, nereye gittiğini ve adını unutacak. O yüzden, artık ikisi de buradalar. Ne fark eder. İnsana sevdiğinin yanı cennettir. Sevmeden hiçbir şeyin tadı olmadığını, bu hikayeyi bilen bütün balıklar bilir. Ya insanlar? 07 juni ÖNEMLİ OLAN ZORU BAŞARMAK Önemli olan zorlukları aşabilmek, sevgiyi yürekte tutmak belkide sevgini olumsuzluklara rağmen koruyabilmek. Zordur yaşamak, zordur olumsuzlukların üstesinden gelmek. Önemli olan zorlukları aşabilmek, sevgiyi yürekte tutmak belkide sevgini olumsuzluklara rağmen koruyabilmek. Zamanın azlığından yakınırız hep, önemli olan zamana meydan okuyabilmek. Akıl konuyu bulur zeka bilirmiş, önemli olan zeki olabilmek. Herkesin bir derdi var, söylenip durur, önemli olan sorunlara çare bulabilmek. Bir işe başlamak o işin yarısını tamamlamaktır ya işte önemli olan o işe başlayıp devamını getirmek. Borçlanmak kolay, önemli olan borcunu ödeyebilmek. Önemli olan iş yapmak değil, yaptığın işi en iyi yapmak. Evet biliyorum bunları söylemek kolay ama önemli olan dinlemesini bilmek, dinlediğini anlayabilmek. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır ya işte önemli olan başarını destekleyip sana arka çıkacak o hatunu bulabilmek. Binlerce güzel var birbirinden alımlı önemli olan içi güzel olanı bulabilmek. Analar cefakardır, şevkatlidir ne yapsakta üzülmezler yada bize hissettirmezler, önemli olan onları üzmeden sevindirebilmek. Bu dünyada herşey kolay önemli olan ZORU BAŞARABİLMEK.
Ahmet EVCİ 18 mei BAĞLANMAYACAKSIN
BAĞLANMAYACAKSIN
Bağlanmayacaksın bir şeye
Öyle körü körüne “O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin O’nu sevdiğinden.. Çok sevmezsen,Çok acımazsın, Çok sahiplenmeyince, Çok aitte olmazsın hem. Çalıştığın binayı, masanı,telefonunu,kartvizitini, Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi,Ayı,Yıldızları, Mesela kuzey yıldızı, Senin yıldızın olacak. O benim “ diyeceksin, Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin… Mesela,gökkuşağı senin olacak, İllede bir şeye ait olacaksan, Renklere ait olacaksın, Mesela siyaha Yada kırmızıya Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Senin değillermiş gibi davranacaksın, Hem hiçbir şeyin olmazsa, Kaybetmektende korkmazsın, Onlarsızda yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın, Çok eşyan olmayacak mesela evinde, Paldır küldür yürüyebileceksin. 16 mei Good Friends
30 december BEN GİDERKENBana kendini anlatma!
Giderken,
Acın da sevincin kadar büyükse,
Büyüksündür!..
Giderken,
Geride bıraktığındır mirasın..
Seni sen değil,
Arkanda kalan anlatır...
Küsüp barıştığın, didiştiğin,
Aynı havayı paylaştığın anlatır...
Giderken,
Sadece kumsalda bıraktığın izdir
Senden kalan,
Arkandan akan bir damla yaş varsa
İşte odur hatıran!
Ben giderken,
Boğazlar düğümlendi,
Kuşların ağzını bıçak açmıyor!
Ben giderken
Deniz bile bana küsmüş,
Çarşaf gibi, kımıldamıyor...
Ben giderken,
Bulutlar acılarını içine atmış,
Ağlamıyor...
Kimse beni göremez diye mi
Yelken açtım umuda?
Ben giderken,
Bu ada
Koca hatıramı
Gömecek yer arıyor!
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
YEMİN ETTİM BEN BUGÜN
Bugün yemin törenim vardı 3 hafta sonra ilk kez dışarı çıktım özlemişim sivil hayatı, şubat 28 oldumu subayım bende, maillere cvp yazmam çok uzun zaman alacak o yüzden yazamıyorum kimseye kendinize ii bakınbayramda ankaradayım görüşürüz bye 09 december Yolcudur Abbas Bağlasan Durmaz Askerliğim belli oldu, istanbula hava savunma yedek subayı olarak gidiyorum. Umarım güzel bir askerlik dönemi geçiririm. Artık askerlik engelide önümden kalktıktan sonra iyi de bir iş bulursam alllaaaaaaa deymeyin keyfime. Bu belkide yazdığım son blog, ilerde yine yazıcam tabi ama nezaman, nerde kimbilir. Bir dahaki blog da görüşmek üzere byeeee, beni özleyin canlarım 29 november İYİKİ DOĞMUŞUM YOKSA BENİ NASIL TANIRDINIZ :PBir 29 Kasım günü geldim dünyaya saat 16:10 du, o günden beri de her yılın bu günü 1 yaş daha yaşlanıyorum, ne mutlu bana ki tüm sevdiklerim hep yanımda, umarım daha nice mutlu seneler geçiririm tüm sewdiklerimle. Bana iyiki doğdun diyen tüm sevdiklerime bende diyorum ki iyiki varsınız iyiki tanıdım sizleri.
18 oktober Kadın ve Erkek Arasındaki Fark! :)))Bir kadın "kadınların erkeklerden üstün olan
özelliklerini" yazmış bir "erkek" de ona yanıt ermiş Kadın: Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değişmiyor Erkek: Sizin kişiliğiniz beraber olduğunuz erkeğin cüzdan gücü ile değişiyor Kadın: Kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkması yada bir aracın bizi sollaması hiçbir şey ifade etmez Erkek: Bizim için de çevremizde diğer hemcinsimizin sahip olduğu mücevherat veya üzerindeki pahalı giysi hiçbirşey ifade etmez Kadın: Kas olacak diye bir zorunluluğumuz yok Erkek: Selüloitler olmayacak gibi bir zorunluluğunuz var ama... Kadın: Aşık oluyoruz.... korkmadan. Erkek: Biz de oluyoruz.... azıcık ödümüz patlıyor ama sebep olanlar UTANSIN Kadın: Evde, banyoda, kıl-tüy dökmeyiz. Erkek: Küvetteki, lavabodaki, yataktaki ve yemekteki saçların çoğu size ait. Kadın: Her sabah tıraş olmak zorunda değiliz. Erkek: Valla ben tıraş olmayı ağda yaptırmaya tercih ederim şahsen. Kadın: Biri birimizin ağzını yüzünü kırdığımız sporlar yapmıyoruz. Erkek: Vahşi bakışlarla birbirinizin gözünü oyduğunuz kıskançlık ,haset, çekememe sporlarıyla yeterin ce uğraşıyorsunuz. Kadın: Hiç iki kadının silahla oynarken birbirini vurduğunu duydunuz mu? Erkek: Hiç iki erkeğin "aman tanrım benim elbisemin aynısını giymiş" diye mahvolduğunu duydunuz mu? Kadın: Horlamıyoruz Erkek: Halt etmişsiniz, hatta hıçkırmıyor, geğirmiyor ve hapşırmıyorsunuz da. Yoksa siz insan değil misiniz?? Size Afrodit diyebilir miyim? Kadın: Az bildiğimiz bir şey üzerinde çok fazla konuşabiliriz. Erkek: Yani çok konuşup hiç bir şey söylemezsiniz Kadın: Birbirimize eşek şakaları yapma adetimiz yoktur. Erkek: Çevrenizde ki diğer hatunlar hakkında senaryo dedikodular üretme alışkanlığınız var ama Kadın:TÜKÜRMEYIZ Erkek: KIRITMAYIZ!! Kadın: Sanat eserlerinin % 90'ı kadınlardan esinlenilmişdir. Erkek: Sanat eserlerinin % 90'ı erkekler tarafından yapılmışdır. Kadın: Uzağa işeme, uzağa tükürme, yüksek sesle geğirme gibi aptalca karizma krikolarımız yok Erkek: Ortamın en güzeli olma, en zayıf olma, en pahalı giyineni olma, en zengin kocayı bulma gibi krikolarınız var ama Kadın: Askere gitmiyoruz Erkek: Hamile kalmıyoruz Kadın: Kol saatimiz de aynı zaman da hesap makinesi, takometre,barometre,termometre ve radyo olması gerekmiyor. Erkek: Çantamızda ruj, allık, pudra, yedek çorap,ıslak mendil, vs taşımamız gerekmiyor. Kadın:Doğum günü, evlilik yıldönümü gibi özel günleri parmağımıza kırmızı iplik bağlamadan da hatırlayabiliyoruz Erkek: Ütüyü fişde, yemeği ocakta, arabanın anahtarını kontakta unutmuyoruz. Bunlar daha faydalı..... Kadın: Ortalıkta alakasız her türlü nesne ve özcükten cinsel çağrışımlar çıkarıp günün yarısını seks düşünerek geçirmeyiz... Erkek: Valla geyik olsun diye yapıyoruz. Hem siz günün yarısını güzelleşmeğe çalışarak geçiriyorsunuz. HANGI AMAÇLA : )) Kadın: Kel olmuyoruz (pu ha ha ha) Erkek: AMA GÖĞÜSLERINIZ SARKIYOR!!!
16 oktober Erkek Severse Ne OlurErkek severse katıksız sever Erkek severse delikanlı gibi sever Erkek severse sınır tanımaz, çapkınlık yapmaz Erkek severse kırmaz Erkek severse ağlar fakat ağlatmaz,incitmez Erkek severse şeffaf sever,kalpten sever Erkek severse yalan olmaz,yalan söylemez Erkek severse para harcar Erkek severse yaratır ve araştırır Erkek severse seksi düşünmez Erkek severse cömert olur, nazik olur, adam olur Erkek severse ölümüne sever, bir kere sever Erkek severse ayrılmaz, aldatmaz Erkek severse telefon parasından batar Erkek severse aç kalır boğazından bişey geçmez Erkek severse romantikleşir Erkek severse en aptal aşk şarkılarını bile çok manalı bulur Erkek severse bir sırını açıklar Erkek severse biranın yerine sevgilisini tercih eder Erkek severse iç güdüleri gelişir Erkek severse şımarır Erkek severse her zorluğa katlanır, evlenmekten korkmaz Erkek severse ileriyi düşünür, kararlı olur Erkek severse hayvani duygularından arınır Erkek severse kızgın kumlardan serin sulara gider Erkek severse her şeyi yapar Erkek severse hassaslaşır, aptallaşır, afallar Erkek severse kavga etmez Erkek severse arada bir düşüp bayılır Erkek severse sürpriz yapmak ister Erkek severse heveslendirir Erkek severse kışkırtır Erkek severse umudunu hiç bir zaman kaybetmez Erkek severse olgunlaşır Erkek severse zamanın nasıl geçtiğini anlamaz Erkek severse özel günleri asla unutmaz Erkek severse sarhoş olur Erkek severse arkadaşlarının başının etini yer Erkek severse çiçek yaptırır, hediye alır Erkek severse unutmaz Erkek severse asla laf söyletmez Erkek severse sevgilisinin kokusunu 100 km uzaktan alır Erkek severse sevgilisini ailesiyle tanıştırır 13 oktober _______Açlıkla Savaşanlara Yardım Edin_______Madalyonun Diğer Yüzü Sürekli Paslanıyor! Lütfen resmi tıklayın ve onlarla aramızdaki uçurumu görün
Give Free Food Bu logoyu tıklayarak onlara bir nebze olsun yardımcı olabilirsiniz her tıklamanızda bir miktar yiyecek sponsorlar tarafından aç insanlara verilecektir Your click helps feed the hungry with the value of 1.1 cups of staple food. Please click every day
Insanlarin çogu ; Kaybetmekten korktugu için sevmekten, Layik görmedigi için sevilmekten, Sorumluluk getirecegi için düsünmekten, Elestirilmekten korktugu için konusmaktan, Reddedilmekten korktugu için duygularini ifade etmekten, Aslinda YAŞAMAYI BİLMEDİĞİ için ölmekten korkuyor.. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
11 oktober HER ŞEY SENDE GİZLİYerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin... Can Yücel 05 oktober Tekrar evimdeyim Bir haftadır evimde uzakta gurbet ellerdeydim, sonunda döndüm :). Gerçi süper ağırlandım gittiğim yerlerde acayip eğlendim. Staj toplam 5 gün sürdü ama öldürdü beni, hergün ayağımda 2 şer kiloluk çelik burunlu ayakkabılar ve kafamda baretle fabrika sahasnı gezdim veriler toplayıp durdum. Ama değdi doğrusu cehennemi yeryüzünde gördüm, bu görüntüleri başka türlü birtek yanardağ patlamasında yada volkanik kraterlerde görebilirdim herhalde. Sadece staj yapmadım tabiki gezdimde 16 september Efes Pilsen Gezisi Bugün efes pilsenin ankara tesislerine gittim. Muazzam bir yer biranın tüm üretim aşamasını gördüm resmen üzerime bira kokusu sindi :) . Gezi bitip gerekli tüm ölçümleri yaptıktan sonra pub kısmına götürdüler, şimdiye kadar içtiğim en güzel birayı içtim orda. Verdikleri bira sadece misafirlere ikram edilen biraymış, tadı mükemmeldi. Ama ne varki ben arabayla gittiğim için mecburen fazla içemedim :(, ama musluğa agzımı dayayıp içtim :) hatta beni o şekilde resimlediler yarın eger oranın insan kaynakları müdürü yollarsa siteyede koyucam o resimleri. Ha bu arada pazar günü sınav çıkışı dağıtacaz gelmek isteyenlere duyurulur, Adres Dost Kapısı :) |
|
|||||||||||||||||
|
|